Belki şaşkın olur sonrası.
On sekiz yaşımı bitirdiğimde, bir yazımda şöyle yazmışım:
Erkenden yaşlandım. Sırtıma şimdiden ağrılar saplandı ve şimdiden deli gibi sigara tüketiyorum Aşık oldum. Nefret ettim. Bir günümün yirmi sekiz saat olması gerektiğine karar verdim. Pornografik rüyalar değil istediğim; tüm yeteneğimi çalabilecek kadar etkili bir tene sarilip da uyumak istiyorum.
Üzerinden bir beş yıl daha yemişim.
Her şey bir yana,
İşin ne? diye soranlara Benim işim insan tanımak ve bazı insanlardan özenle kaçmak dediğimde,
kendilerini hangi sınıfa koyduğumu merak eden insanların hastasıyım.
Belirli bir yolum yok, ama, ayaklarım var.
Günahlarıma hayranım.
İş bitiriyorum.
Kartvizitimde meslek ibaresi olarak Devrimci Şirin yazıyor, ama, geceleri Freelance Bar Philosopher olarak meyhane ve pavyon köşelerinde ve köhne kahvehanelerde hizmet veriyorum. İyi derecede İngilizce biliyorum, üniversite hayatımı Hayatını Amaçsız Topluluklara Adayanlar Topluluğunda geçirdim.
Çekinmeyin.
Devletimiz imkan verirse, iyi bir işte çalışarak 12 tane çocuk yapmak ve üzerine de kariyer yapmak istiyorum.
Kafam hala iyi,
anlıyor musunuz?
My workplace is my mind.
Bir gün herkes,
intihar edemiyor olmanın intihar etmekten çok daha zor bir şey olduğunu anlayacak.
Ozan Önen,
27 Temmuz 2007
Herhangi Bir Yer
[link]







--
Yağmur yağsa da denizi taşıramaz, denizler ne kadar buharlaşsa da kaybolmaz; ama deniz her canlıya gerektiğinde huzur, gerektiğinde korku verir.
Previous Page12345...Next Page