Erteleme, çünkü hava her gün böyle olmuyor.
Bazı sabahlar elim ya da ne bileyim bir parmağım falan, ters yatmaktan uyuşmuş oluyor. Sabah panikle elim çalışmıyor diye uyanıyorum. çalışan elimle çalışmayan elimi yokluyorum. Akıllı bir robot böyle yapar.
Ben her sabah böyle uyanır oldum. bu yüzden, intihar etmeyi bile, her şey gibi, yine son güne bıraktım. Biraz daha uyku, biraz daha zaman koktum.
Elim yine çalışıyor ama dün sabah beşe doğru, Galata Köprüsünün altında, bir evsiz tarafından ölü bulundum. Uzun uzun kendime baktım.
Adamın, yüzüstü yere kapaklanmış olan bedenimi nasıl da kendisine doğru çevirip ölüp ölmediğimi kontrol ettiğini izledim. Elleri nasırlıydı. Sakalı uzundu. Ceket cebinde naylon poşetler vardı. Bana şöyle bir baktı, anladı.
Evsizler hemen anlarlar, ölüp ölmediğini. Gözüne bakarlar ve senden bir şey istemiyorlarsa, onlardan daha ölüsündür ve sana değer biçerler senden bağımsız. İşte, öyle oldu. Alnımı öptü, kanayan dudaklarımı sildi, gazete kağıtlarıyla üstümü örttü.
Tam çekilecekken, kenara bırakılmış boş bir çay bardağını devirdi. Benden hiç ürkmemişti ama bir kırık cam sesinden ürktü.
Giyotin sehpasına doğru ilerlerken yanlışlıkla celladının ayağına basan ve cellada dönüp afedersiniz efendim, isteyerek olmadı diyen kraliçe Marie Antoinette gibiydi ve kendisi dışında herhangi bir şeye zarar vermekten korktuğunu ben buradan anladım.
Kendisi öldüğünde ardında bırakacaklarını delicesine üzmemek için yaşamaya devam etmeyi göze alan birinin üzüntüsünden büyük üzüntü tanımıyorum artık ama dün sabah beşe doğru, kendi cenazesini düşünüp de hüzünlenen bir adamdan daha sert cümleler kurdum.
Çünkü an gelir, uğruna ölebileceğin insanlar için kendini öldürmekten onları üzmemek adına korktuğunda bilirsin ki aslında onların ölüp gitmeleri seni daha çok ürkütüyordur ve belki de bu yüzden onlardan daha erken gitmek istersin. Çünkü zaman diye bir şey var ve hepimizin katili, biliyorsun. bazen, Tony Gatlif filmlerini aratmaz hayat.
Ben artık her sabah, böyle uyanır oldum. Sonra, gidelim buralardan diye bir şarkıyı sıkça mırıldanır oldum. Biraz daha uyku, biraz daha zaman koktum. Kalkıp bir kağıda, erteleme yazdım. Çünkü hava her gün böyle olmuyor.
Anlarsın. Akıllı bir robot böyle yapar.
Ozan Önen
22 Nisan 2010,
Herhangi Bir Yer
Tumblr: [link]
Twitter: [link]










